Geçtiğimiz aylarda ortaya çıkartılan ve kamuoyunun vicdanını derinden sarsan “Yenidoğan Çetesi” sağlığın ticarileştirilmesinin doğal bir sonucuydu. Kamu hizmetlerinin tamamına hâkim olan özelleştirme politikasının sağlığa da yansımasıyla her hastane ticarethaneye, doktorlar esnafa, hastalarsa müşteriye dönüştü. Kapitalist düzende temel insan haklarının istisnasız her biri hâkim sınıf için gelir kapısı haline geldi. Yeteri kadar parası olmayanlar ‘haklarını’ satın alamadı. Üreten halk ne sağlıklı çalışma şartlarına sahipti ne de tedavi olmaya hak kazanabildi. Ve bu düzen o insanların hasta bedenleri üzerine inşa edilmiştir.

Gelişmenin temeli çelişkidir ve her çelişkinin, birbirini var eden ve birbirinin yerini almak için devinen iki yönü vardır. Bu vahşi düzenin tarihi ne kadar eskiyse ona karşı mücadelenin tarihi de o kadar eskidir. Bu yazıda, 70’lerin Şili’sinde bu mücadeleye önderlik etmiş olan Doktor Salvador Allende’nin hayatını okuyacaksınız.

“Acınacak koşullarda yaşayan, hastalıklar tarafından tüketilmek ya da karanlıklarda ot gibi yaşamak riski altındaki işçilerin varlığı kapitalist şirketlerin umurunda değildir. Ekonomik gelişme olmaksızın hijyen veya sağlık anlamında herhangi bir şey başarmak olanaksızdır. Çünkü yetersiz beslenen, çullarla giyinen ve acımasız bir sömürü düzeyinde çalışan insanlara sağlık ve bilgi vermek olanaksızdır”

-Salvador Allende, La Realidad Médico-Social Chilena, 1939

Salvador Allende 1908 yılında Şili işçi hareketinin merkezi olan Valparaiso şehrinde dünyaya geldi. Ailesi, Şili’de sömürü düzenine dahil olmadan yapılabilecek mesleklerin sadece doktorluk ve avukatlık olduğunu düşünüyordu. Ebeveynlerinin de yönlendirmesiyle Allende, 1926’da tıp fakültesine giriş yaparak aile geleneğini devam ettirdi. Aynı dönemde siyasetle de yakından ilgilenmeye başlamıştı. Şili Üniversitesi’nde bir grup öğrenci ile Marksist eserleri okuyor ve tartışıyorlardı. General Carlos Ibanez’in askeri diktatörlüğü altında geçen öğrenim yıllarında öğrenci hareketleri oldukça etkindi. Özellikle 1918 yılı ve sonrasında Latin Amerika genelinde üniversite öğrencileri siyasete doğrudan müdahil oluyor, hakları için ayağa kalkmaktan geri durmuyorlardı. Arjantin’den Meksika’ya, Meksika’dan Şili’ye her ayaklanma bir diğerini tetikliyordu. Üniversite öğrencileri okulların demokratikleşmesi için, laikleşmesi için ve tüm halkın üzerindeki baskıların son bulması için mücadele ediyorlardı. Salvador Allende bu dönemde kısa sürede öğrenci hareketinin liderlerinden biri haline gelmişti. Tıp fakültesi öğrenci başkanlığı ve Şilili Öğrenciler Federasyonu başkan yardımcılığı yaptı, boykotlara öncülük etti. Üniversitede patoloji bölümünde çalışırken Virchow’un hastalıkların oluşum nedenlerine ilişkin sosyoekonomik görüşlerinden etkilendi. İlerleyen yıllarda bu alanda F. Engels ve R. Virchow’dan sonra en büyük katkıları kendisi yapacaktı. Tıp fakültesinde eğitimine devam ederken bir yandan askeri cuntaya karşı en önde dövüşüyor bir yandan da işçiler için açılan akşam okulunda tıp eğitimi veriyordu. Siyasi faaliyetleri nedeniyle iki kez üniversiteden kovulan Allende, aftan yararlanarak döndüğü tıp fakültesinden 1933 yılında mezun oldu. Siyasi kimliği nedeniyle hekimlik yapmasına izin verilmedi, o da Valparaiso’daki bir morgda patoloji asistanı olarak çalışmaya başladı. Burada halkının gerçeklerini daha da yakından görmesi fikirlerinin radikalleşmesini sağladı. Aynı sene Sosyalist Parti’nin de kuruluşunda yer aldı ve sosyalistlerin mücadeleleriyle geçen yılların ardından 1939 yılında Sağlık Bakanlığı görevine geldi.

Şili’de tıp eğitimi oldukça pahalıydı bu sebepten tıp fakültesini bitirebilenler genellikle yüksek gelirli ailelerin çocuklarıydı. Hekimlik Şili’de yapılabilecek en prestijli mesleklerden biriydi. Doktor Salvador Allende de pek tabii bilgisi ve çalışkanlığını ayrıcalıklı azınlığın hizmetine sunarak rahat bir hayat yaşayabilirdi ama o halkın doktoru olmayı tercih etti. Gerek kendisini bir sosyalist olarak yetiştirmesiyle gerekse acil yardım kliniklerinde ve morgda çalışırken karşılaştıklarıyla, hâkim sınıfın politikalarının halka sağlıklı bir yaşam vadetmediğinin bilincindeydi. Acımasız sömürü altında çalışan yetersiz beslenmiş insanları sağlıklı kılmak olanaksızdı. Tıbbi önlemler, ancak bunlara ekonomik ve mali çözümler eşlik ederse başarılı olabilirdi. Şili proletaryasını ve köylülerini etkileyen toplumsal kötülüklerin birçoğunun suçlusu ‘serbest rekabetti’.1 Doktor Salvador Allende, sınıfının yanında yerini almıştı. Sağlık Bakanlığı görevine geldiğinde fikirlerini uygulama fırsatı elde etti. İşe “Şili’nin Mediko-sosyal Gerçeği” kitabını yazarak başladı. İşçi sınıfının yeteri kadar beslenemediğini verileriyle ortaya koydu ve bunun esas olarak ücretlerin düşüklüğünden kaynaklandığını dile getirdi. Bebek ölümlerini, iskelet sistemi deformitelerini, tüberkülozu ve diğer enfeksiyon hastalıklarını beslenme yetersizliğine dayandırıyordu. Beslenmenin yanı sıra işçi sınıfı kötü barınma ve giyinme olanaklarına sahipti. Şili ev başına düşen insan sayısında birinci sıradaydı ve bu beraberinde hijyen sorununu da getiriyordu. Salvador Allende tüm bu halk sağlığı sorunlarının başat belirleyicisinin emperyalistler ile geri bıraktırılmış halk arasındaki çelişki olduğunu saptadı. İki buçuk yıllık Sağlık Bakanlığı döneminde Şili’nin ilk ciddi sosyal sağlık hizmetleri ağını oluşturdu. İşçi, çocuk ve anne sağlığına ilişkin yasal düzenlemeler getirdi. Kadın işçilere gebeliklerinin beşinci ayından itibaren yardım yapılmasını, okullarda çocuklara kahvaltı verilmesini sağladı. Sağlık emekçilerinin meslek örgütleri kurmalarına önayak oldu. Ulusal Sağlık Hizmeti Kurumu, o sırada nüfusu 4,6 milyon olan Şili’de 3 milyon insana sağlık hizmeti götürdü.

1942 yılında Sosyalist Parti genel sekreteri oldu. Üç kez gericilere karşı başkanlık yarışına girdi ancak üçünde de yenildi. Halk Cephesi’nin (Unidad Popular) ortak adayı olarak girdiği 1970 seçimlerini kazandı ve Şili devlet başkanı seçildi.

Allende hükümeti sağlık alanında çözülmesi gereken acil sorunları şöyle sıralamıştı:

  • Bütün nüfusu kapsayan bir sağlık güvencesi sistemi olmayışı
  • Sağlıkta kaynakların birinci basamak yerine üçüncü basamağa akıtılması
  • Sağlık hizmetlerine toplum katılımının yokluğu

Halk Cephesi hükümeti bu sorunları aşmak için 6 yıllık bir Sağlık Planı oluşturmuştu. Sağlık Planı, sağlık hizmetlerinde ağırlığın önleyiciliğe ve ayaktan bakım hizmetlerine verilmesini, kırsal kesime sağlık hizmeti götürülmesini, sağlıkçı olmayan gönüllülerin eğitilerek sağlık hizmetlerinde kullanılmasını, sağlık konseyleri kurularak sağlık hizmetlerine toplum katılımının sağlanmasını içeriyordu.2

Salvador Allende iktidarının ilk yılında asgari ücreti %35 arttırdı. Toprak reformunu hızlandırdı. Bütün çocuklara, hamile ve emziren kadınlara günlük ücretsiz süt verilmeye başlandı. Ülkenin yoksul kırsal kesimlerine parasız sağlık hizmeti götürdü. İlaç kullanımını artırmanın ve büyülü konumunu korumanın aksine ulusal farmakopedeki ilaç sayısını birkaç düzineye indirmeyi hedefledi. Piyasadaki yeni ilaçlar eski ilaçlardan daha etkili değildi hatta FDA, İkinci Dünya Savaşından 1962’ye kadar piyasaya sürülen ilaçların ancak beşte ikisinin etkili olduğunu, pek çoğunun da tehlikeli olduğunu bulgulamıştı. Allende, patent koruması altında olup da Kuzey Amerika ve Avrupa’da, para ödeyen müşteriler üzerinde denenmiş olanlar dışındaki ilaçların yasaklanmasını önerdi. Bu yolla hem dışa bağımlılığı azaltacak hem de halk sağlığını uluslararası ilaç endüstrisinin saldırılarından koruyacaktı. Halktan yetiştirilen gönüllü doktorlar ve Sağlık Merkezleri örgütlenmesiyle halkın özel hastanelere olan bağımlılığını kırdı. Doktor yüzü görmeden doğup ölen milyonların yaşadığı Şili’de artık herkes bulunduğu yerde muayene olabiliyordu. Sağlıkçılar sadece hastanelerde değil gıda dağıtımı, ulaşım ve sanayi üretimi gibi alanlarda da görev almaya başladılar. Özel muayenehaneleri kısıtlamaya yönelik herhangi bir girişimde bulunmayan Allende yönetimi parasız sağlık hizmetleri vermesiyle özel sektöre büyük bir darbe indirmiş oldu. Zenginliğini halkının yaralarından çıkartan doktorlar bu durumdan rahatsızdı. Özellikle halkın sağlığa gönüllü katılımını sağlama hareketi Şili Tabipler Birliği’nde büyük tepkiler açığa çıkardı. Tıp bilgisi bir sır olmaktan çıkıyor, sağlık satmak isteyenler müşterisiz kalıyordu.

Doktor Allende hastalıkları, bireylerin toplumsal mahrumiyet koşullarıyla beslenen rahatsızlıkları olarak tanımlamaktaydı. Ve bu mahrumiyet koşullarını ortadan kaldırmak ancak kaynakların emperyalistlerin elinden alınmasıyla mümkündü. Daha Allende hükümeti iktidara gelmeden müdahalelerine başlayan Amerikan emperyalizmi, bankaların ve özellikle bakır madenlerinin millileştirilmesi kararı sonucunda Şili ile açıktan çatışmaya girdi. Generaller CIA tarafından eğitiliyor, burjuvazi maddi olarak destekleniyor, tüccarlar stokçuluk yapıyor, ihracatının %70’i bakıra bağlı olan Şili ekonomik abluka altına alınıyordu. Tüm bunlara rağmen oylarını artırarak kazandığı Mart 1973 seçimleri Doktor Salvador Allende’nin ölümünü de hazırladı. 11 Eylül günü Amerika’nın müdahalesiyle yapılan darbede, öldürüldü ama teslim olmadı. Salvador Allende seçimle iktidara gelen bir sosyalistti. İktidarı, gücünü oy çokluğundan alıyordu. Hayatı boyunca barışçıl bir devrimin mümkün olduğunu savundu. Hayatının son günü, bu inancının tekzibi de oldu. Doktor, yaşadığı sürece sağlığın nasıl elde edileceğini anlattı, ölümü ise onun nasıl korunacağını öğrettiği bir dersti. Cumhurbaşkanlığı sarayına kurduğu barikatın ardında çatışarak bir avuç yoldaşıyla yedi saat boyunca direndi. Elinde Fidel Castro’nun hediyesi silahıyla tam yedi saat savundu Şili halkının iradesini. Yedi saatte yazdı sömürge halkların kurtuluş reçetesini. O günden geriye ölümünden birkaç saat önce yaptığı radyo konuşması ve bir fotoğrafı kaldı.

“… Bu koşullarda, sözlerim sadece işçilere: Teslim olmayacağım! Bu tarihi dönemeçte, halka olan sadakatimin bedelini hayatımla ödeyeceğim. Ve onlara, binlerce Şililinin tertemiz vicdanına serptiğimiz tohumların kuruyup gitmeyeceğinden şüphem olmadığını söyleyeceğim. Güçlüler ve bize üstün gelecekler. Ancak toplumsal dönüşümler ne suçla ne de güçle bastırılabilir. Tarih bizimdir, tarihi toplumlar yapar!…”


Kaynakça:

  1. Salvador Allende, La Realidad Médico-Social Chilena, 1939 ↩︎
  2. M. Akif Akalın, Şili Dersleri, 2019
    M. Akif Akalın, Toplumcu Tıbba Giriş, Yazılama, 2013
    Çağdaş Liderler Ansiklopedisi, İletişim, 1986 ↩︎