Aile hekimleri 1 Kasım 2024’te yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı 2-6 Aralık’ta iş bırakıyorlar.

Aile hekimleri Türkiye genelinde daha önce 3 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirmişti. Aralık ayında ise 5 gün iş bırakacaklarını açıklayan aile hekimleri, 2-6 Aralık arası iş bırakarak #eziyetyönetmeliğine “hayır” dedi. Her yeni gelen bakanın düzenleme adı altında yönetmelik değişikliği ile deneme tahtasına döndürdüğü aile hekimliği sistemine son darbe de Bakan Kemal Memişoğlu’ndan geldi. Göreve gelir gelmez heybesinden çıkardığı ilk büyük turp birinci basamak sağlık hizmetlerine oldu. Bir gece yarısı şak diye çıkardığı yönetmelik, hekimlik mesleğini daha ne kadar alaşağı edebilirim düşüncesinin adeta dışavurumu gibi. Yönetmelik; ne saha çalışması yapılarak ne bir sendika ne de bir aile hekimine danışılarak hazırlanmış olmalı ki hastaları ya da hekimleri memnun edemedi. Gelin hep beraber bakan beyin sahadan kopuk yeni yönetmeliğinin maddelerine bir bakalım. Yönetmelikte öne çıkan değişikler:

  1. Aile hekimlerinin, kontrole gelmeyen lohusalar nedeniyle maaşları kesilecek. Yani lohusalık süreci boyunca aile hekimini ziyaret etmeyen hastaların faturası doktora kesilecek.
  2. Aile hekimine görünmeden devlet hastanesine başvuran hastalar için de kişinin aile hekimine ceza puanı yazılacak.
  3. Aile hekimine ödenen teşvik ödemesi hastanın başka kurumlara başvurması ile belirlenecek.
  4. Hekimlerin performans puanı ve maaşı hastanın muayene ardından vereceği puana göre belirlenecek. (22 yılın sonunda AKP’nin övünç kaynağı sağlık sistemi için bir kanala röportaj veren kadının dedikleri geliyor insanın aklına. Ne demişti kadın AKP’nin ustalık eseri döneminde: “Eskiden doktorlar azarlardı, şimdi biz doktor dövüyoruz.”. Bu söz halkın gözünde doktorun geldiği yeri en iyi anlatan cümleydi. ‘’Nereden nereye?’’ diyesi geliyor insanın. Sırf oy almak için bir meslek grubu ne kadar dibe çekilirse o kadar çektiler. Bu röportaj, AKP iktidarının doktorlar hakkındaki düşüncelerinin utanç vesikasıdır. Ve bu hasta doktorunu puanlayacak -sanki restoran puanlar gibi- doktorun maaşını belirleyecek. İnanılmaz bir garabet!) Maddeyi biraz açmak istiyorum zira o kadar art niyetli hazırlanmış bir madde ki! Şimdi hastanız size geliyor ve antibiyotik yazmanızı istiyor, antibiyotik yazdınız, fazla antibiyotik yazmaktan maaşınız kesiliyor. Ya da antibiyotik yazmadınız, hasta sinirlendi ve size düşük puan verdi, yine maaşınız kesiliyor. Sadece antibiyotik değil mide koruyucu, ağrı kesicilerin de reçetelendirilmesine kısıtlama getirildi. Yani doktorun sağlık hakkı için özgürce reçete yazması engellendi. Antibiyotik yazsan da yazmasan da maaşın kesiliyor.
  5. Hasta bir senede 7 kere sağlık sistemine başvurursa aile hekiminin parası kesiliyor. Hasta 6 ay aile hekimine gelmezse yine aile hekiminin maaşı kesiliyor. Hastan çok gelse de paran kesiliyor, sağlıklı olup sana gelmese de paran kesiliyor. Mesela hastan askere gitti diyelim, 6 ay aile hekimine uğramadığı için yine hekimin parası kesiliyor.
  6. Hasta başka şehre taşındı ve taşındığı şehirde hastaneye gitti, eski aile hekiminden para kesiliyor.
  7. Aile hekimlerinin nüfus tavanı 4000′ den 3500’e düşürülecek ve hekimlerin maaşları bu metriğe göre hesaplanacak. Yalnız size kayıtlı olan o 500 kişi yine sizi puanlayacak ve aile hekimliğine son 6 ayda gelmeyerek maaşınızın kesilmesine neden olacak.
  8. Doktor boş olsa da yan odadaki kuyrukta bekleyen diğer doktorun hastalarına bakamıyor.

Entegre sağlık hizmetlerinde ise durum daha da vahim. Entegrede çalışan doktorların nöbet ücretlerini alabilmeleri için en az 96 saat nöbet tutmaları gerek. Doktorlar 33 saat kesintisiz çalışmaya zorlanıyor. İnsanî çalışma koşullarının kalmadığı entegre birimleri en çok istifa edilen ve en az tercih edilen birimler hale geldi. Bakanlığın çıkardığı “zulüm yönetmeliği”ne göre bütün şartları yerine getiren aile hekimlerinin maaşı değişmeyecek, ancak hiçbir şartı yerine getiremeyen hekimin maaşından yaklaşık olarak 32 bin TL’lik kesinti olacak. 30 Ekim’de çıkan bu yönetmelikte kısaca mevcut maaşınızı almanız için elli bin tane ek iş yapmalısınız. Bu elli bin işi yaptınız ama hastanız hastaneye gitti ücret kesintisine uğrayacaksınız. Yani sayın bakan direkt maaşı kesseydiniz bu kadar alengirli bir yönetmeliğe ne gerek vardı? 2005 yılından beri Türkiye’nin temel sağlık hizmetlerinin yapı taşı olarak faaliyet gösteren aile hekimliği yeni yönetmelikle bitirilmeye çalışılıyor. Vatandaşın sağlık hizmetlerine erişimini iyileştirmek amacıyla getirilen, AKP hükümetinin en çok övündüğü bu sistemin her yeni yönetmelikle önü tıkanmıştır. En son yayımlanan zulüm yönetmeliğinde de ne hasta memnuniyetinin sağlanabilmesi ne de doktorun iş yapabilmesi mümkündür. Türkiye’deki tüm aile hekimleri bu yönetmeliğin ivedilikle geri çekilmesini talep ediyor. Aile hekimleri hariç hiçbir kamu personeli cezalandırma ve performans sistemine tabi değil. Yeni yönetmelik hekim ile hastayı karşı karşıya getirip zaten artmış olan şiddet dalgasını daha da arttıracaktır. Birinci basamağı daha da güçsüzleştiren bu yönetmeliğin yansımaları diğer branşlara da çözümsüzlük ve şiddet olarak dönecektir. Tıbbın özü hastayı tedavi etmekten daha çok hastalıkların çıkmasını engellemektir. O yüzden herkesi tedavi ederek iyileştiremezsiniz. Doktorun reçetesine karışamazsınız. 5 günlük iş bırakma eylemiyle aile hekimleri sendikalar ile seslerini duyurmaya devam ediyor. Haklarını gasp eden, çalışma koşullarını ağırlaştıran ve aile hekimliği sistemini zayıflatan etkileri, protesto etmek için birçok hekim ve sendika il sağlık müdürlüklerinde toplandılar. Hekim haklarını korumak amaçlı kurulan Hekimsen sendikası 5 günlük iş bırakma eyleminde doktorların yanında oldu. Hekimsen, “Yeni yönetmelik, aile hekimlerinin özlük haklarını, çalışma koşullarını ve meslek onurlarını hiçe sayarak sağlık hizmetlerinde kaliteyi düşürecek nitelikte düzenlemeler içermektedir. Bu durum yalnızca aile hekimlerinin değil, vatandaşlarımızın da sağlıklı bir sağlık hizmetine erişimini zorlaştıracaktır. Türkiye’nin her yerinde aile hekimlerimizin yanında olacağız. Hekimsen olarak, bu yanlıştan dönülmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi. Zulüm yönetmeliği geri çekilmezse süresiz grev ve toplu istifa seçeneklerinin de gündemde olduğunu dile getirdiler. Bakanlık daha önceden de aile hekimlerinin karşı çıktığı bir yönetmelik getirmişti. Birinci basamak hekimleri örgütlenip anayasal hakları olan grev haklarını kullanarak bakanlığı geri adım atmak zorunda bırakmıştı. Bu bağlamda sendikal faaliyetlerin her alanda desteklenmesi gerekir. Bu sadece bir hak arama mücadelesi değil aynı zamanda toplumun refahı için de önemlidir. Aile hekimlerinin aynı örgütlü mücadeleyi göstererek bu yönetmelikte de bakanlığa geri adım attırabileceğine inanıyoruz. Umarız bakanlık tekrardan hekimlerin sesine kulak verir ve bu zulüm yönetmeliğinden vazgeçer