Temel Yaşam Desteği – OED
Daha önce hiç otomatik eksternal defibrilatör gördünüz mü?
Kalp durduğunda kan vücuda dağıtılamadığı için tüm organlar oksijensiz kalır. Beyin bu durumda en hızlı hasar alan organdır. Hasta hayata dönse bile bu süredeki uzama hasarların kalıcı olmasına neden olabilir. Bu yüzden tedavinin son derece hızlı olması gereken ölümcül bir durumdur. Bunun önemi şöyle de anlatılabilir: Ani kalp durmalarında müdahale edilmeden geçen her 1 dakikada kişinin hayata dönmesi %10 ila %12 oranında azalmaktadır. Tam tersi senaryoda ise %50-70 oranında artıyor.
Otomatik eksternal defibrilatör (OED), dizilerde gördüğümüz ‘’Şarj et, çekilin!’’ şeklinde uygulanan cihazın daha basit bir versiyonu. Ani kalp durmalarının önemli sebeplerinden biri olan ölümcül ritim bozukluklarını tedavi etmek için kullanılan taşınabilir bir şok cihazıdır. Gebelerden yenidoğan bebeklere kadar herkeste kullanılabilir, kullanılması hayat kurtarıcıdır.
Cihaz, açıldığında nasıl çalıştığıyla ilgili komutlar vermeye başlar ve bunlar yerine getirilerek hastaya müdahale edildiğinde zarar vermek mümkün değildir. Cihazın anlattığı gibi pedler hastaya bağlanır ve sebep ritim bozuklukları ise cihaz bunu kendi algılar ve gerektiği takdirde şok verir. Ekipler gelene kadar da kişiyi olası durumlarda tekrar şoklamak gerektiğinde algılaması için cihaz bağlı şekildeyken kalp masajı yapılarak beklenir. Tabi bunun gerçekleşmesi için 2 koşul vardır: Temel yaşam desteği ile ilk yardımı eğitim almış kurtarıcılar ve o ortamda OED bulunması. Ülkemizde 2 adımda da eksiklikler mevcut.
Türkiye Acil Tıp Derneği’nin yapmış olduğu geniş kapsamlı bir çalışmaya göre hastane dışında ani kalp durması yaşayan 1002 kişi içinden sadece %2,9’una sağlık ekipleri gelene kadar halktan kurtarıcılar tarafından kalp masajı uygulanmış.(Birleşik Krallık: %39,5 Avusturya- Yeni Zelanda:%67) OED kullanımı %0 (sıfır). Tüm hastaları kullanarak hesaplanan taburculuk oranı %4,4’ken halktan kurtarıcıların erken kalp masajına başladığı hastaların taburculuk oranı %13,8. Bir sürü sayı var ama bunları tahlil etmeden önce ‘’hayat’’ları ifade ettiğini unutmamak gerekir. Bu hayatların söylediği en kaba şey de kurtarıcalara ihtiyacımız var. Halktan kurtarıcılara.
İnsanlarımızın farkındalık kazanması, eğitimlerin sıklaştırılması, yasalarla güvence altına alınması gereklidir. OED bulundurmanın zorunlulukları ve bu doğrultuda insanlar hayatlarını kaybetmeden önce yaptırımların olması önemlidir.
Güncel durumumuzda ilk yardım eğitimlerine kıyasla OED’nin erişilebilirlik problemi daha da fazla göz önüne çıkıyor. İlk baştaki soruyu bu yüzden sordum. Görmemenizin sebebi OED’nin gereken her yerde olmamasıdır. AVM’lerde, okullarda, otobüs garlarında, insan olan her yerde. OED’nin olması da olmaması da kelimenin tam anlamıyla ”hayati”dir. En değerli olandır. Buna sahip çıkılması için taleplerimiz olmalıdır. Bunu yaparken de dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Şöyle açıklanabilir, daha önceleri sağlık emekçilerinin uğradığı şiddeti düşünürken bir ring gelmişti aklıma. İnsanların yumruk sallayıp durduğu bir ring. Dur durak bilmeyen bir dövüş. Ama fark etmek gerekir ki aklından şiddeti geçirecek sebepleri olduğunu düşünen herkesin yumruklarını salladığı karşısındaki köşede hiçbir zaman sandıkları kişi olmadı.
OED yok, kalp masajı yapmaya ekipler ulaştığında başlandığında hasta kaybedilirse bunun sorumlularının olabileceğinin bilinmesi gereklidir ve evet, bunların sorumlusu hiçbir zaman kalp masajını yapan kişi değildir.
Fark edilmesi elzemdir, mümkünse de kurtarılmak için beklediğimiz andan daha önce.
OED ve temel yaşam desteği hakkında daha çok bilgi edinmek için Sağlık Bakanlığı’nın yazılarına internetten ulaşabilirsiniz.
Kalın sağlıcakla.
Kaynakça:
- Şener, A., Pekdemir, M., İslam, M. M., Aksay, E., Karahan, S., Aksel, G., … & Bozkurt, M. (2024). Prospektif, çok merkezli, Türkiye dışı hastane kardiyak arrest çalışması: TROHCA. Turkish Journal of Emergency Medicine, 24(3), 133-144. https://doi.org/10.4103/tjem.tjem_73_24







